Rehber

Çocuğum okuduğunu anlamıyor, ne yapmalıyım?

· 3 dk okuma

Çocuğunuz sayfayı baştan sona okuyor, ama "Ne anlatıyordu?" diye sorduğunuzda cevap veremiyor. Bu, veli görüşmelerinde en sık duyduğumuz dertlerden biri. Çoğu zaman çözümü de evde başlıyor: kısa, düzenli ve keyifli bir okuma alışkanlığıyla.

Önce şunu ayırın: okuyamıyor mu, anlamıyor mu?

İki durum dışarıdan birbirine benziyor ama çözümleri farklı. Çocuğunuza kısa bir paragrafı sesli okutun. Kelimelerde sık sık takılıyor, heceliyor ya da yanlış okuyorsa sorun önce okumanın kendisinde: kelimeleri çözmeye o kadar çaba harcıyor ki anlama yer kalmıyor. Akıcı okuduğu hâlde anlatamıyorsa sorun anlamada.

Aynı paragrafı bu kez siz okuyun ve yine sorun. Sizin okuduğunuzu anlatabiliyorsa sorunun büyük kısmı okuma akıcılığında demektir.

Okuduğunu anlamamanın sık görülen nedenleri

  • Kelimeleri çözmek hâlâ zor geliyor; dikkatin tamamı harflere gidiyor.
  • Metindeki bazı kelimeleri bilmiyor ve anlam o noktada kopuyor.
  • Metin sınıfına göre ağır ya da ilgisini hiç çekmiyor.
  • Okurken anlamı takip etmiyor; sayfanın sonuna gelmeyi hedef sanıyor.
  • Yorgun, uykusuz ya da ekrandan hemen sonra okumaya oturuyor.

Sınıfa göre ne beklemeli?

1. sınıfta çocuk önce harf ve sesleri, sonra heceleri birleştirmeyi öğreniyor. Bu dönemde kısa cümleleri anlaması yeterli; uzun metin beklemek onu yorar. 2. ve 3. sınıfta okuma akıcılaşıyor ve çocuk bir hikâyenin olaylarını sırasıyla anlatabilmeye başlıyor. 4. sınıftan sonra bilgi veren metinler artıyor; çocuktan metinde açıkça yazmayanı da çıkarması bekleniyor.

Çocuğunuz bu adımların gerisinde görünüyorsa endişelenmeden önce sınıf öğretmeniyle konuşun. Öğretmen onu sınıf arkadaşlarıyla birlikte görüyor ve karşılaştırma yapabiliyor.

Evde her gün on dakikada yapabilecekleriniz

  • Sırayla okuyun. Bir paragrafı siz, bir paragrafı o okusun. Sizin okumanız ona doğru tonlamanın ve duraksamanın nasıl olduğunu gösterir.
  • Okumadan önce tahmin ettirin. Başlığa ve resme bakıp "Sence bu hikâye ne anlatacak?" diye sorun. Tahmin eden çocuk, okurken tahminini kontrol eder.
  • Okurken durun. Bir iki paragrafta bir "Şimdiye kadar ne oldu?" diye sorun. Kısa bir cevap yeterli.
  • Okuduktan sonra kendi cümleleriyle anlattırın. Soru sormaktan daha güçlü bir yöntem: anlatırken hangi kısmı kaçırdığını kendisi de fark eder.
  • Bilmediği kelimeleri birlikte bulun. Her kelimede durmayın; anlamı değiştiren bir iki kelimeyi seçin ve ertesi gün bir cümlede tekrar kullanın.
  • Kısa ve ilgisini çeken metinler seçin. Sevdiği bir konudaki kısa bir yazı, zorla okunan uzun bir kitaptan daha çok işe yarar.

Soru sorarken "kim, ne, nerede" sorularının yanına "neden" ve "sence" sorularını da ekleyin. İlk üçünün cevabı metinde yazar; son ikisi çocuğun metni düşünmesini ister.

Nelerden kaçınmalı?

  • Onu hızlı okumaya zorlamayın. Hız, anlama oturdukça kendiliğinden gelir.
  • Her hatayı anında düzeltmeyin. Anlamı bozan hataya dönün, gerisini akışa bırakın.
  • Okumayı ceza gibi kullanmayın. "Oyuna çıkmadan önce iki sayfa okuyacaksın" cümlesi okumayı bir engel hâline getirir.

Ne zaman bir uzmana başvurmalı?

Düzenli destekle haftalar geçtiği hâlde hiç ilerleme görmüyorsanız, harfleri ve sesleri karıştırması sürüyorsa ya da okumaktan belirgin biçimde kaçınıyor, okuma saati yaklaşınca huzursuzlanıyorsa önce sınıf öğretmeniyle ve okulun rehberlik servisiyle konuşun. Gerekirse Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) aracılığıyla bir değerlendirme isteyebilirsiniz. Okuma güçlüğüyle ilgili bir tanıyı ancak bir uzman koyabilir; bu yazıdaki öneriler o değerlendirmenin yerini tutmaz.

İlerlemeyi nasıl izleyebilirsiniz?

Ayda bir kez, benzer uzunlukta ve benzer zorlukta kısa bir metni sesli okutun ve ardından anlattırın. İki şeye bakın: ne kadar akıcı okuduğuna ve anlattığı hikâyenin ne kadarını doğru hatırladığına. Küçük bir defter tutarsanız aylar içindeki değişimi siz de, çocuğunuz da görürsünüz.

Yazılım destekli programımızda 2. sınıftan itibaren her öğrenci önce bir seviye sınavına giriyor; sınav okuma hızını ve anlamayı birlikte ölçüyor. Ardından yapılan birebir tanışma görüşmesinde çocuğun seviyesini onu dinleyen öğretmen belirliyor. Programlarımıza mağazadan bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi verir; çocuğunuza özel bir değerlendirmenin yerini tutmaz.

Diğer yazılar