Rehber

Hızlı okuma çocuklara uygun mu, zararlı mı?

· 2 dk okuma

"Hızlı okuma" deyince çoğu velinin aklına sayfaları hızla çevirip metni göz ucuyla tarayan biri geliyor. Bu görüntü küçük bir çocuk için kaygı verici ve "Çocuğuma zarar verir mi?" diye sormakta haklısınız. Cevap, eğitimin neyi hedeflediğine bağlı.

Hız tek başına bir hedef değil

Okumanın amacı anlamaktır. Anlamadan okunan bir sayfa hızlı okunmuş sayılmaz; yalnızca geçilmiş olur. Bu yüzden bir çocuğun okumasına bakarken iki şeyi birlikte değerlendirmek gerekir: ne kadar akıcı okuduğunu ve okuduğundan ne kadarını anladığını.

Çocuklarda "hız" dediğimiz şey aslında akıcılıktır: kelimeleri tek tek hecelemeden, doğru ve anlamlı bir tonlamayla okuyabilmek. Akıcılık arttıkça çocuğun dikkati harflerden kurtulur ve anlamaya yer açılır. Doğru kurulmuş bir çalışmada hız ile anlama birbirine rakip değildir, birbirini destekler.

Ne zaman zarar verebilir?

Sorun hızın kendisinde değil, yanlış hedefte. Şu durumlarda dikkatli olun:

  • Anlama hiç ölçülmeden çocuğa yalnızca daha çok kelime okutuluyorsa.
  • Yetişkinler için geliştirilmiş teknikler (metni tarama, satır atlayarak okuma gibi) küçük yaşta uygulanıyorsa.
  • "Birkaç haftada kat kat hız" gibi vaatlerle çocuk sürekli zamana karşı okumaya zorlanıyorsa.
  • Okuma bir yarışa dönmüş ve çocuk okurken kaygı duymaya başlamışsa.

Bu durumlarda çocuk metnin üstünden geçmeyi öğrenir ama anlatılanı kaçırır. Okumayla ilişkisi de zarar görebilir.

Kaç yaşında başlanabilir?

"Başlamak" kelimesinin anlamı yaşa göre değişir.

1. sınıfta çocuk okumayı öğreniyor. Bu dönemde hedef hız değil; harf ve seslerden heceye, heceden kelimeye sağlam bir geçiş. Bu yaşta doğru çalışma harf seslerini, heceleri ve kısa cümleleri pekiştirmektir. Bu dönem için 1. sınıfta okumaya geçiş yazımıza bakabilirsiniz.

2. ve 3. sınıflarda okuma akıcılaşmaya başlar. Düzenli ve kısa çalışmalar, anlamayla birlikte ölçüldüğü sürece çocuğun sınıfına uygun bir akıcılığa ulaşmasına yardım eder.

İleri sınıflarda metinler uzar, bilgi yükü artar. Okuma hızının anlamayı koruyarak artması bu dönemde ders çalışmayı da kolaylaştırır.

Kısacası soru "hangi yaşta başlanır" değil, "bu yaşta hangi hedefle çalışılır" olmalı.

Bir programı değerlendirirken sorabileceğiniz sorular

  • Başlamadan önce çocuğumun okuması ölçülüyor mu? Ölçüm yalnızca hızı mı, anlamayı da mı kapsıyor?
  • Çalışmalar çocuğumun sınıfına ve seviyesine göre mi ayarlanıyor?
  • Vaat edilen sonuç gerçekçi mi? Sayılar nasıl ölçülmüş?
  • Çocuğum zorlandığında ya da kaygılandığında bunu kim fark edecek?

Kurs seçerken sorabileceğiniz soruların daha ayrıntılı bir listesi bu yazıda.

Ho-Papi bu konuya nasıl bakıyor?

Yazılım destekli programımızda 2. sınıftan itibaren her öğrenci önce bir seviye sınavına giriyor. Sınav okuma hızını anlamayla birlikte ölçüyor: çocuk metni okuduktan sonra sorular geliyor ve sonuç, hızın doğru cevaplarla birlikte değerlendirilmesinden çıkıyor. Çok kısa sürede "bitirilen" bir okuma geçerli sayılmıyor. Çocuğun seviyesini bir sayı değil, tanışma görüşmesinde onu dinleyen öğretmen belirliyor.

1. sınıf öğrencileri için ayrı bir seviyemiz var. Orada çalışmalar hızlı okuma üzerine değil; harf sesleri, hece ve cümleyle okumaya başlama üzerine.

Programlarımıza mağazadan bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi verir; çocuğunuza özel bir değerlendirmenin yerini tutmaz.

Diğer yazılar